Salaklık Tarihi
Salaklık Tarihi
Salaklık Tarihi
-1964'de Pepsi'nin reklam ajansinin "Canlanin, siz Pepsi kusagindansiniz" slogani, tercümanlarin beceriksizligi yüzünden Almanca'ya, "Mezarinizdan diri olarak çikin"a, Çince'ye ise "Pepsi atalarinizi mezarlarindan çikarir" olarak çevrilmisti.
-Bir insaat isçisi Arkansas'taki bir marketi soyduktan kisa süre sonra yakalandi. Çünkü adam soygun sirasinda önünde ismi yazan bir sapka takmisti.
-Arizonali bir adam kelepçelerle oynarken kendini kelepçeledi ve anahtari bulamadi. Kendisini kurtarmak için çilingir çagirmak yerine polisi arayinca basi belaya girdi. Onu kelepçeden kurtaran polisler, ödenmemis bir kefalet borcu bulundugunu belirleyince onu yeniden kelepçelediler.
-Bir banka soyguncusu Florida'da bir veznedara sartli tahliye kartinin arkasina yazdigi soygun notunu verince yakalandi.
- Florida'da bir baska soyguncu ise parmak izlerinden yakalaninca sasirdi. Çünkü her soygunda eldiven giymeye özen göstermisti, fakat yarim parmakli golf eldiveni kullaniyordu.
-Ünlü Ingiliz avukat F.E. Smith, bir otobüs kazasinda kolu yaralandigi için dava açan ve kolunu sadece omuz mesafesine kadar kaldirabildigini belirten bir dolandiriciya, "Kazadan önce kolunu ne kadar yüksege kaldirabildigini" sordu. Adam kolunu basinin üzerine dogru kaldirarak gösterince, davayi Smith kazandi.
-Gillette sirketi 1902 yilinda güvenli jilet satmaya basladiginda yüzlerce erkek onlardan aldi. Sonra da bu jiletlerin sakallarini kesmedigini söyleyerek onlari çöpe attilar. Gillette yetkilileri, mutsuz müsterilerin tiras olmadan önce jiletin sarildigi kagidi çikarmadiklarini fark ettiler.
- Chevrolet, yeni model arabasi için "Nova" ismini buldu ama sonra arabayi Latin Amerika'da satamayacaklari anlasildi. Çünkü "Nova", Ispanyolca'da "gitmez" anlamina geliyordu.
-1897'de bir matador, bogayla bir bisiklete binerek güresmek istedi. Bundan hiç etkilenmeyen boga, adami bisikletiyle birlikte duvara firlatti.
-1932 yilinda Los Angeles olimpiyatlarinda Fransiz atlet Jules Noel'in disk atmada kirdigi olimpiyat rekoru sayilmadi. Çünkü atisi izlemesi gereken bütün hakemler, sirikla yüksek atlama yarismasini izlemek için arkalarini dönmüslerdi.
-1840'da ABD baskanligina seçilen William Henry Harrison, çok soguk bir günde Washington'da açik havada düzenlenen göreve baslama töreninde sapka ve palto giymeyi reddederek yaptigi uzun konusma sonucu zatürre oldu. Yeni baskan sadece bir ay görev yaptiktan sonra öldü.
-Meksika'daki bir saglikli yasam merkezinin sahibi, vasiyetine mezarligin sigara içilmeyen bölümünde gömülmek istedigini israrla ekletmeye çalisti.
-Sinema yildizi Brooke Shields, sigara hakkinda görüslerini açiklarken, ''Sigara içmek öldürür. Öldügünüzde hayatinizin önemli bir bölümünü kaybedersiniz'' dedi.
-George Orwell'in ünlü romani "Hayvan Çiftligi"ni geri çeviren kitap editörü, "Amerika'da hayvan hikayeleri satmak imkansizdir" dedi.
-Ünlü kemanci Zubin Mehta, "Bence bir orkestrada kadinlar olmamali. Erkeklesiyorlar. Erkekler onlara esit davraniyor. Bence bu çok korkunç bir sey" dedi.
-Washington D.C. Valisi Marion Barry sehri ile övünürken, "Cinayetler disinda en düsük suç oranina sahibiz" demisti.
-1962'de Marine 1 adli füze, rotayi belirleyen bilgisayar programinda bir - isaretinin yanlis yere konulmasi yüzünden rotasindan çikinca dünyaya çarpmamasi için havaya uçuruldu. Bu operasyon 18,5 milyon dolara mal oldu.
-1971'de toprak kaymalarini incelemek isteyen Japon bilim adamlari, büyük bir yagmur firtinasi efekti yaratmak için bir tepeyi yangin hortumlariyla adam akilli suladilar. Bu yüzden tepenin çökmesi sonucu meydana gelen heyelanda, dört bilim adamiyla 11 izleyici hayatini kaybetti.
-Fransiz ordusu, askerlerin mayin tarlalarinda yürüyebilmelerini saglayan patlamaya dayanikli botlar icat etti. Fakat botlar o kadar agir ve içinde yürünmesi o kadar zordu ki, askerler mayinlarla havaya uçmadan önce pusuya yatan düsman askerleri tarafindan vuruluyorlardi.
-16. yüzyilda bir müzisyen kedi orgunu icat etti. Kediler rezonansli bir kutuya konuyor, kuyruklari ise kutunun altindaki deliklerden disariya çikariliyordu. Sonra müzisyen kuyruklari çekerek orgu çaliyordu.
-Alman besteci Richard Wagner ne zaman Felix Mendelssohn'un bir eserini yönetse eldiven giyerdi. Müzik bittiginde de eldivenleri atardi. Çünkü Mendelssohn yahudiydi.
-Clinton-Levinsky skandalindan sonra Avustralya'nin Sidney kentindeki Madam Tussaud balmumu müzesinin yetkilileri Clinton'un balmumu heykeli yüzünden zor anlar yasadilar. Ziyaretçiler saka olsun diye Clinton'un balmumu heykelinin pantolonunun fermuarini açip duruyorlardi. Müze yetkilileri sonunda fermuari mühürleyerek kapatmak zorunda kaldilar.
-1985'de New Orleansli cankurtaranlar o yil sehrin havuzlarinda kimsenin bogulmamasini kutlamak için bir parti verdiler. Partide konuklardan biri boguldu.
-1975'de Ingiliz bir çift televizyonda en sevdikleri programi izlerken erkek yarim saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi geçirerek öldü. Esi, cenazeden sonra programin yapimcilarina bir mektup yazarak, kocasini hayatinin son dakikalarinda bu kadar mutlu ettikleri için tesekkür etti.
-Ünlü oyun yazari Tennessee Williams, 71 yasinda burun spreyi sikmak için basini arkaya yatirdiginda, agzina düsen sprey kapagi bogazina takilinca bogularak öldü.
-1983'de magazada hirsizlik yaparken yakalanan San Diegolu bir kadin polislere eger onu birakmazlarsa morarana kadar nefesini tutacagini söyledi. Polisler kadini birakmadilar, o da gerçekten ölünceye kadar nefesini tuttu.
-Viktorya Ingiltere'sinde, kütüphane kurallarina göre kadinlarla erkeklerin yazdigi kitaplar, kisiler evli olmadigi sürece ayni rafta yan yana bulunamazdi.
-12. yüzyilda Avrupalilar kuslari agaçlarin dogurduguna inaniyordu.
-Binlerce yil kuyruklu yildizlarin, insanlarin günahlarinin sikistirilmis hali olduguna inanildi.
-17.yüzyil Avrupasi'nda hapsirmak, iyi bir aileden gelmenin ve iyi yetistirilmis olmanin bir isareti olarak kabul edilirdi. Bu yüzden üst siniflar enfiye çekmeye basladi.
-1600'lerde Fransa'da idam edilen katillerin kalintilarinin sans getirdigine inanilirdi. Yanan veya kafasi kesilen insanlardan kalanlari didiklemek için kalabaliklar toplanirdi.
-16. yüzyil Paris'inde popüler aktivitelerden biri, yazin ortasina denk gelen günde torbalar dolusu kedi yakmakti.
-Bazi Afrika kabilelerinde öpüsmek insan yeme tehdidi olarak algilanirdi. Çünkü öpüsme eylemi insanlara, yilanlarin kurbanlarini yemeden önce yalamalarini hatirlatirdi.
Kız Nasıl Kaçırılır
MALZEMELER:
1 Adet Kız: Efenim elbetki operasyonun adından da anlaşılacağı gibi, bu faaliyet için, daha önceden ikna edilmiş ve kaçmaya meyilli bir bayan (Kız-Dişi) bulunur.Bayanın yaşı 18 üzerinde olursa size herhangi bir kanuni zorlukta yaşatmayacaktır ve Kız Kaçırma Operasyonunuza herhangi bir gölge düşmeyecektir.Hafif kilolu kızların kaçırılması daha kolay olduğundan seçim esnasında buna dikkat edilmesi sizin işinize yarayacaktır.
1 Adet Ev: Kaçırılan kızın dışarda kalıpta ziyan olmaması için iyi muhafaza edilmesi gerekmektedir.Bunun için ufak ve şirin bir evin operasyondan önce hazırlanması gerekir.Size tavsiyemiz arkadaş çevrenizden birilerinin evini seçmenizdir. "Arkadaş arkadaşın pezevengidir" diye bir rivayet dolaşmaktadır halkımız arasında, bu doğrudur..Muhakkak her erkeğin çevresinde pezevenk görünümlü veya ruhunun derinliklerinde pezevenklik yatan bir arkadaşı vardır.
1 Adet Çuval: Yuh artık demenin bir manası yok..Her operasyonun bir tescili flaması veya bayrağı olduğu gibi kız kaçırmanında bir adabı, bir raconu vardır ki bu işinde amblemi çuvaldır.Yanlız bir kaç arkadaşımız bana maillerinde söylemişler "Kız çuvala sığmıyor" diye.. Efenim seçilen çuvalın boş çuval olmasına özen gösterin... İçi un dolu bir çuvala elbetki sokamazsınız kızcağızı.Oldu olcak sokmadan önce yumurtaya bandırında pişi yaparsınız..
1 Adet Sopa: Operasyonda en çok yanlış kulllanım bu malzemede olmaktadır...Efenim üzerine basa basa söylüyorum, sopayı kızın kafasında kırmak için yanımıza almıyoruz.Sopayı almamızdaki amaç şudur..Kızı kaçırdınız, ki kız gece kaçırılır bildiğiniz üzere..Kızı çuvala koydunuz..Sırtınıza attınız gidiyorsunuz..İşte sopa burda devreye giriyor.Gece karanlığında önünüzü yoklamanızı sağlıyor..Önünüzü yoklamanızı derken yoldan bahsediyorum..Türkçemiz biliyorsunuz ki yerçekimine karşı son derece hassastır..Hemen belden aşağıya çekilebilir. Burda yoklanan yer önünüzdür...Yani yoldur.
1 Adet EtilAlkol: Şu unutulmamalıdır ki, bu operasyonun en önemli özelliklerinden biride başlandığında yarım bırakılmamasıdır. Kız Kaçırmak için besmele çekilip yola çıkıldığında bu işin geri dönüşü olmaz. Bu malzeme bu yüzden operasyonun sürekliliği açısından çok önemlidir. Bazı kızlar, operasyonunun verdiği aşırı heyecana dayanamayıp son anda kıvırabilirler ki bu oldukça sık rastlanan bir olaydır. Bu durumda "Kız kaçırmaya gitti, kızı elinden kaçırdı" gibisinden bir daşak muhabbetine konu olmamak için tedbirli olmak lazım..Eğer ki olay esnasında yanınızda Etil alkol yoksa malzemelerimiz içinden sopayı seçerek işlemi tamamlayınız...Kesinlikle belden aşağı vurmayınız, çünkü gecenin ilerleyen saatlerinde üzerinde en çok durulacak bölgeyi ziyan zebil etmiş olursunuz.Bazıları olayın stresine dayanamayıp, kızcağıza tekme tokat dalarlar ki bu pek hoş bir davranış değildir..Elimizdeki kısıtlı malzemeyi piç etmekten başka bir işe yaramaz.
Malzemelerimiz hazır.Şimdi operasyonu nasıl gerçekleştireceğiz onu anlatalım:
Efenim önceden ikna edilmiş ve hali hazırda beklemekte olan kız arkadaşımızın evinin ve çevre mahallelinin, olaydan bir hafta önce takibe alınması gerekmektedir.Karşı komşunun, yan komşunun gözlemi yapılır.Kaçta yatıyor, gece kaç kere çişe kalkıyor, haftada kaç kez sevişiliyor, sevişme esnasında en çok hangi pozisyon kullanılıyor, bir gecede en fazla kaç kez patlatılıyor...Elbetki gece gözlemlenen evden bu sorulara yanıt bulabileceğiniz sahnelerle karşılaşabilirsiniz.
Tüm bu ön hazırlık için gerekli fizibilite yapıldıktan sonra elde edilen verilerle olayın en uygun tarihini belirleriz.Şunu da söyleyeyim ki, kızın evinin altına filan tünel kazıp da olayın bokunu çıkarmanın bir manası yoktur.Sakin olalım.. Telaş yapacak bir şey yok.
Elimizdeki malzemeleri yanımıza alarak kızın bulunduğu evin önüne gidilir. Gece dolaşan bekçinin saat kaç gibi geçtiği daha önceden tespit edildiğinden bu konuda zorluk çıkmayacaktır.Mahallenin tamamen sakin olduğuna kanaat getirdikten sonra, kızın evinin önüne gelip, "Karaçırık Kuşu" gibi ötmeye başlayınız...Karaçırık kuşu nasıl mı öter?...Bende tam bilmiyorum ama sesinin kötü olmadığını duydum.Siz ötmeye başladığınızda zaten kaçırılacak kızda eşek değil ya anlar herhalde..Yanlız bazen bazı arkadaşlar olaya kendilerini kaptırıp sokak arasında şahin dalışına filan geçiyorlar bu saçmadır. Kuş takliti yapın diyoruz adam kendine "Karaçırık" kuşunu yakıştırmıyor..Kerkenez gibi ordan oraya gidip geliyor.Neyse efendim siz en iyisimi yanınıza ya iyi kuş taklidi yapan bir arkadaşınızı ya da garanti olsun istiyorsanız bir kuş alınız..Gece yarısı o kuşu nasıl öttürmeyi başarırsınız bilemem tabi ama...Genede seçim sizin.
Kuşu öttürdük...Kız olayı çaktı. Elinde bohçasıyla kapının önüne tünedi..Burada yapılması gereken ilk iş, kızın bohçasını alıp, incelemektir.Çünkü bir kız en iyi şekilde bu operasyonda kendini belli eder...Eğer bohçada kalın bilezikler, beşibiryerdeler varsa bilin ki harbi balçıksınız...Yok eğer kızın bohçasından eski püskü eşyalar çıkarsa, hemen kuş taklidine devam ederek oradan uçunuz...Bohçadan rujlar, sütjenler, jartiyerler çıkarsa, kızı alıp beyoğlunun göbeğinde kelepir fiyatına elden çıkartınız.
Biz burda tüm noktaları iyimser gözle kabul ediyoruz...Kızımız hazır.Daha önceden hali hazırda bekleyen çuvalımızın içine (Boş çuval olacaktı) kızı katlayarak sokuşturuyoruz.. Çuvalın delik olmadığına ve yolda giderken kızı düşürüp sakat bırakmayacağınıza emin olunca sopamızında yardımıyla olay mahallinden tüm hızımızla uzaklaşıyoruz. Bu esnada hala kuş taklidi yapmanın bir anlamı yoktur..Eğer taklit yeteneğinize inanıyorsanız, anadol taklidi yaparak gitmeniz size artı avantaj getirecektir.
Pezevenk arkadaşımızın evine geldiğinizde, çuvalın ağzını hemen açmayı ve içindeki kızı çıkarmayı lütfen unutmayınız. Bazı arkadaşlar olay tamamlandıktan ve eve ulaştıktan sonra hemen heyecana kapılır ve "Nasıl Kaçırdım" sendromuna girerse kızcağız ölür.Tüm emekte boşa gider.Çuvalın ağzı açıldıktan ve kız dışarı çıkarıldıktan sonra, artık olaya son noktayı koymaya gelmiştir.Her işin bir raconu vardır dediydik ya, hah işte bu olayında en büyük raconu şudur...Evin sağında solunda sizi gözetleyenlerin olmadığından emin olduktan sonra, kızımızı bir yatağa boylu boyunca uzatırız.Kaçırılan kız, ertesi güne hala kız olarak bırakılmamalıdır.Bunun için kızımızı güzelce soyduktan sonra elimizden geldiğince iyi işçilik çıkartarak son noktayı koymalıyız.Malzeme kullanımındaki hatalardan biri bu mertebede yapılmaktadır. Bu aşamada kesinlikle sopa kullanılmamalıdır.
Böylelikle kız kaçırma operasyonumuz bitmiştir..Umarım sizlere bu konuda yardımcı olacak bilgiler sunmuşumdur. Konuyu anlamayan arkadaşlara gönül isterdiki tatbikatını uygulayalım ama malesef elimizde yeterli deney aleti bulunmamaktadır. Artık anladığınız kadarıyla, elinizden geleni yapınız.. Başarılar Efenim........
Azer Bülbül :)
bir rivayete göre, avrupa ülkelerinin birinde (galiba almanya'ydı) verdiği konserde, mikrofonu eline alıp titremeye başladığı anda sahnenin ışıkları sönmüş, tüm elektrikli aletler durmuş. evet, alman teknisyen azer bülbülün tir tir titrediğini görünce mikrofonda elektrik kaçağı var sanarak panik içinde elektriği kesmiş..
Kurbanlık Koyunun Günlüğü
1.GÜN
Sevgili günlük, bugün bayramın ilk günü. 10 gündür elimden geleni yapıp bi şekilde satılmamayı başardım. Arkalara kaçtım, sürekli yüzüme hastalıklı bir hava verdim. Şans da yüzüme güldü, bugüne geldik. Ama bu iş boşlamaya gelmez. Her an biri gelebilir, orama burama bakıp, şu başımda dikilen herife kilomu sorabilir. O da zaten beni satamadı diye gıcık, en az 10 kilo fazla söyler. Adam inanıp alır beni evine götürür, evin küçük kızı gelip beni sever, oynar. 1 gün sonra o kızın babası gözlerimi bağlayıp besmele çekip bıçağı boğazıma dayar ve keser. O sırada hayatım gözlerimin önünden bir film gibi geçer. Film de film olsa. Hep aynı kare: Ot yiyorum, etrafa bakıyorum, ot yiyorum etrafa bakıyorum... Hayat mı bu be? Dünyaya gel, birkaç sene ot ye, sonra seni yesinler!
2. GÜN:
Sevgili günlük, ben eşeğim. Yani koyunum ama eşeğim. Sana dün ne dediysem oldu, iyi mi?! Saatine mi geldi nedir?! Şu an herifin birinin bahçesindeyim. Şu saate kadar bayramlaşmaydı, gelen giden falandı derken beni kesmediler ama en geç yarın bu iş biter! Kesecekler beni günlük duyuyon mu? Kıyacaklar kınalı kuzuna. Hayır boğa olsaydım, sahibimin elinden kaçar, sokaklarda terör estirirdim. Televizyonlardaki bütün haber bültenleri beni gösterir, en azından ölmeden meşhur olurdum. Ama tabiatım boğa kadar asabi değil ki! Koyun gelmişiz, koyun gideceğiz
3. GÜN:
Günlük, inanmayacaksın ama hâlâ hayattayım. Bunlar beni kesmeyecek galiba. Şaka yapıyorlar. Camdan bakıp bakıp gülüşüyorlar. Son gün de beni salacaklar. Haklısın! İyimserliğin de bu kadarına yuh artık. Yok yok bu defa işim zor, hem de çok zor. Yarın görüşemeyiz, hakkını helal et.
4. GÜN:
Günlük, benim ben. Hahahaha!! Yırttım oğlum. Bu sabah aslında tam gidiyordum, adam bıçakları, tülbenti hazırladı. Yanıma koydu. Tamam dedim, bu sefer ağzımla kuş tutsam yolcuyum. Sonra 'ne dedim lan ben' dedim kendi kendime. Ağzımla kuş tutmak! Tabii ya! Kuş gribi. Bunu bir becerirsem ağzımda kuşla beni hayatta kesmezler. Hemen dalda duran bir kuştan rica ettim. Gel iki dakika ağzımın içinde dur sonra uçarsın hesabı. Kuş gıcık çıktı. "Hay senin kafana" deyip tam kesilirken kafamın orta yerine hacetini bıraktı. Bunu gören sahibim panikleyip kuş gribi olmamak için beni saldı. Kafana kuş pislemesi uğurlu gelir derlerdi de inanmazdım. Bayram diye buna derim oğlum! Değmeyin keyfi -meeeee
<****** type=text/**********>******>
<****** src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type=text/**********>
******>
Evli Erkeğin Evrimi
6. hafta: Seni seviyorum
6. ay: Tabii ki seni seviyorum
6. yıl: Seni sevmesem çoktan çeker giderdim
6. hafta: Aşkım ben geldim
6. ay: Selam!
6. yıl: Annen ne yemek yapmış?
6. hafta: Zahmet etme ben açarım
6. ay: Ben açayım mı kapıyı?
6. yıl: Yahu şu kapıya baksanıza!
6. hafta: Sevgilim Ayşe telefonda
6. ay: Seni arıyorlar
6. yıl: Telefoooon!
6. hafta: Zor bir çocukluk geçirmişsin
6. ay: Senin anan da cins ha
6. yıl: Ulan tam da anana çekmişsin
6. hafta: Bu yaz seni Venedike götüreceğim
6. ay: Tatilde Ankara ya gitsek ne olur?
6. yıl: Niye evin suyu mu çıktı?
6. hafta: Bu yüzüğü inşallah seversin
6. ay: Resim çerçevesi aldım her zaman lazım
6. yıl: Şu parayla kendine bir şey al
6. hafta: Hangi filmi görmek istersin?
6. ay: Evita ya gidelim mi?
6. yıl: Evita yı gör ben çok beğendim
6. hafta: Üzülme sevgilim leke yapmaz
6. ay: Dikkat etsene yahu!
6. yıl: Amma da sakarsın be kadın!
6. hafta: Ben pek bu fikirde değilim
6. ay: Bu konuda yanlış düşünüyorsun
6. yıl: Saçma sapan konusma Alla sen
6. hafta: Yaptığın yemeklere de bayılıyorum
6. ay: Bu akşam ne yiyoruz?
6. yıl: Gene mi makarna!
6. hafta: Bir şey içer misin?
6. ay: Bir Martini içerim
6. yıl: Gene buz koymayı unutmuşsun
6. hafta: Bu elbise sana çok yakışmış
6. ay: Bir elbise daha mı aldın?
6. yıl: Kaç para verdin buna?
6. hafta: Özür dileyecek bir şey yapmadın ki
6. ay: Biraz dikkat etsene be kızım
6. yıl: Hay senin eline...
<****** type=text/**********>******>
<****** src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type=text/**********>
******>
« Önceki Sayfa |1 / 29 |